YONCA TALİH DÜKKANI - CİLTSİZ YAN BOYAMALIYONCA TALİH DÜKKANI - CİLTSİZ YAN BOYAMALI
HOŞ GELDİNİZ. TALİHİ YÜREKTEN DİLEMİŞ OLMALISINIZ.
Herkes içtenlikle şanslı olmayı ister.
Çünkü ne kadar çok çabalasak da hayatta istediğimiz şeylere ulaşmak her zaman kolay değildir.
İnsanlar tesadüfen dört yapraklı bir yonca bulduklarında, kendiliğinden bir dilek tutar ve şans dilerler. Peki ya altın renginde, yedi yapraklı bir yonca olsaydı? Acaba o zaman “mucizevi bir şans” kapımızı çalmaz mıydı? Yonca Talih Dükkânı yalnızca altın rengindeki yedi yapraklı yoncayı bulan insanların ziyaret edebileceği, farklı bir zaman ve mekân boyutunda bulunur. Burayı ziyaret eden insanlar, içtenlikle arzuladıkları mucizevi şansı hayatlarına çekmek için dileklerini zihinsel olarak canlandırır ve sonunda gerçek hayatta özlemini duydukları şansa kavuşurlar.
Romanda karşımıza çıkan kişiler, sanki çevremizde yaşayabilecekmiş gibi görünen, hüzünlü hayatlara sahip insanlardır. Erkek arkadaşının kendisiyle iletişimi kesmesi nedeniyle ayrılık acısı çeken bir üniversite öğrencisi, film yönetmeni olmayı hayal eden orta yaşlı bir adam, okul zorbalığının yaraları nedeniyle kendini evine kapatan genç bir adam, engelli eşiyle ilgilenen bir kadın, hafızasını kaybetmiş genç bir hasta, hasta bir kızı olan bir falcı ve aşka karşı korku geliştirmiş bir kadın…
Hepsi Yonca Talih Dükkânı’nı ziyaret eder. Burada yalnızca kalplerindeki yaraları iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda arzularını canlı ve ayrıntılı bir şekilde zihinsel olarak canlandırarak aradıkları şansa da ulaşırlar. Dört yapraklı yonca tesadüfi bir şansı simgeliyorsa, altın rengindeki yedi yapraklı yonca da “mucizevi şansın” sembolüdür. Bugün de yorucu bir günün ardından evine dönen birinin karşısına, umarım altın renginde yedi yapraklı bir yonca çıkar.
- Açıklama
HOŞ GELDİNİZ. TALİHİ YÜREKTEN DİLEMİŞ OLMALISINIZ.
Herkes içtenlikle şanslı olmayı ister.
Çünkü ne kadar çok çabalasak da hayatta istediğimiz şeylere ulaşmak her zaman kolay değildir.
İnsanlar tesadüfen dört yapraklı bir yonca bulduklarında, kendiliğinden bir dilek tutar ve şans dilerler. Peki ya altın renginde, yedi yapraklı bir yonca olsaydı? Acaba o zaman “mucizevi bir şans” kapımızı çalmaz mıydı? Yonca Talih Dükkânı yalnızca altın rengindeki yedi yapraklı yoncayı bulan insanların ziyaret edebileceği, farklı bir zaman ve mekân boyutunda bulunur. Burayı ziyaret eden insanlar, içtenlikle arzuladıkları mucizevi şansı hayatlarına çekmek için dileklerini zihinsel olarak canlandırır ve sonunda gerçek hayatta özlemini duydukları şansa kavuşurlar.
Romanda karşımıza çıkan kişiler, sanki çevremizde yaşayabilecekmiş gibi görünen, hüzünlü hayatlara sahip insanlardır. Erkek arkadaşının kendisiyle iletişimi kesmesi nedeniyle ayrılık acısı çeken bir üniversite öğrencisi, film yönetmeni olmayı hayal eden orta yaşlı bir adam, okul zorbalığının yaraları nedeniyle kendini evine kapatan genç bir adam, engelli eşiyle ilgilenen bir kadın, hafızasını kaybetmiş genç bir hasta, hasta bir kızı olan bir falcı ve aşka karşı korku geliştirmiş bir kadın…
Hepsi Yonca Talih Dükkânı’nı ziyaret eder. Burada yalnızca kalplerindeki yaraları iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda arzularını canlı ve ayrıntılı bir şekilde zihinsel olarak canlandırarak aradıkları şansa da ulaşırlar. Dört yapraklı yonca tesadüfi bir şansı simgeliyorsa, altın rengindeki yedi yapraklı yonca da “mucizevi şansın” sembolüdür. Bugün de yorucu bir günün ardından evine dönen birinin karşısına, umarım altın renginde yedi yapraklı bir yonca çıkar.
Stok Kodu:9786259189963Boyut:13,5x21cmSayfa Sayısı:272Basım Yeri:İSTANBULBaskı:1Basım Tarihi:2026Kapak Türü:CİLTSİZ YAN BOYAMALIDili:TÜRKÇE
- Yorumlar
- Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.




